Ana sayfa GÜNDEM Diyarbakır anneleri ezber bozmaya devam ediyor

Diyarbakır anneleri ezber bozmaya devam ediyor

Yıllardır çocuklarının zorla dağa çıkarılmasına seyirci kalan kürt anneleri bu acıyla yaşamak istemeyince yeni bir direnişin fitili ateşlendi. HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde ve çevresinde çocukları için toplanan ve eylem yapmaya başlayan anneler teker teker evlatlarına kavuşmaya başladı.

56
0

Yıllardır çocuklarının zorla dağa çıkarılmasına seyirci kalan kürt anneleri bu acıyla yaşamak istemeyince yeni bir direnişin fitili ateşlendi. HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde ve çevresinde çocukları için toplanan ve eylem yapmaya başlayan anneler teker teker evlatlarına kavuşmaya başladı.

HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde, kaçırılan çocukları için eylem yapan ailelerin direnişi, terör örgütü PKK’daki çözülmeyi hızlandırdı. İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’nın son verilerine göre Ocak 2020’den bu yana ikna yoluyla teslim olan örgüt üye sayısı 58’e ulaştı. Teröristlerin verdiği ifadelerden, teslim olmalara en büyük etkinin annelerin direnişi olduğu ortaya çıktı.

Diyarbakır’da yaşayan Hacire Akar, oğlu Mehmet’in PKK tarafından dağa kaçırıldığını belirterek, 21 Ağustos 2019’da, HDP İl Başkanlığı binası önüne gelip, oturma eylemi başlattı. Oğluna kavuşmak için Akar’ın başlattığı eylem Türkiye’de gündem oluşturdu. Eylemin 3’üncü gününde oğlu Mehmet’e kavuşan anne Akar, çocukları dağa kaçırılan ailelerin aynı eylemi yapmaları için çağrıda bulundu. Akar’ın çağrısı yankı buldu. Çağrının ardından Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan aileler, kaçırılan çocukları için 3 Eylül günü HDP İl Başkanlığı binası önüne gelerek, oturma eylemi başlattı. Eylem, 190’ıncı gününe girerken, bugüne kadar Hacire Akar dahil olmak üzere 13 aile, evladına kavuştu.

PKK’NIN BARINMA ALANLARINDA TELEVİZYON İZLEMEK YASAKLANDI

Ailelerin başlattığı eylem, terör örgütü PKK’da çözülmeye büyük etki yarattı. Diyarbakır’da ailelerin başlattığı oturma eylemini televizyonda izleyip, teröristlerin teslim olduğunu fark eden örgüt yöneticileri, barınma alanlarında televizyon izlenilmesini yasakladı. Fırsatını bulup terör örgütünün elinden kaçarak güvenlik güçlerine teslim olan örgüt üyelerinin ifadelerinde, örgütün panik yaşadığı ve çıkmaza girdiği ortaya çıkarken, HDP önündeki ailelerin seslerini televizyondan duyduktan sonra örgütten kaçışların hızlandığı belirtildi.

Teslim olan teröristlerin güvenlik güçlerine verdikleri ifadelerde, kendileri gibi birçok kişinin örgütün barınma alanlarından kaçmak istediğini, ancak öldürülme korkusu nedeniyle çok fazla girişimde bulunamadıklarını anlattıkları öğrenildi. İfadelerinde, terör örgütüne katıldıktan kısa bir süre sonra pişmanlık yaşandığını anlatan teröristler, özellikle gençlerin terör propagandasına kanmamaları gerektiğini söyledi. Dağlarda kan ve ölümden başka bir şey olmadığını anlatan örgüt üyeleri, yalanlarla gençlerin kandırılıp götürüldüğünü, örgütten ayrılmak isteyenlerin ise tehdit edildiğini ve işkenceye maruz kaldığını anlattı.

‘PKK’NIN KURULUŞUNDAN BU YANA EN YOĞUN ÇÖZÜLMELER YAŞANIYOR’

Terör örgütü PKK’ya yönelik güvenlik güçlerince son yılların en kapsamlı operasyonları devam ederken, aynı zamanda örgütten kaçışlar için de ailelerle birlikte ikna girişimleri de sürüyor. Terör örgütü PKK’nın kuruluşundan bu yana en yoğun çözülmeler yaşanırken, Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 1 Ocak gününden bu yana hem ikna girişimleri, hem de HDP önünde sürdürülen oturma eyleminden etkilenen 58 örgüt üyesi güvenlik güçlerine teslim oldu. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre çözülmelerin her geçen gün arttığı öğrenildi.

‘İNŞALLAH BİZ DE GÖRÜRÜZ O MUTLU GÜNLERİ’

Terör örgütünde çözülmeler HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önündeki ailelere umut oldu. 2015 yılında Bitlis’te 18 yaşında üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için Kütahya’dan gelerek 22 Eylül’de oturma eylemine katılan Hatice Levent, çocuklarına kavuşan aileleri gördükçe mutlu olduklarını ifade etti. Levent, kendisinin de o mutlu günü görmeyi çok istediğini söyledi. Kapıdan bir polis içeri girdiğinde ‘Acaba güzel bir haber mi getirdi?’ diye yüzüne baktıklarını anlatan Levent şöyle konuştu:

“13 ailenin çocuğu geldi, biz de çok mutlu oluyoruz. Kapıdan bir polisimiz girdiğinde ‘Acaba bize bir güzel haber mi getirdi?’ diye yüzüne bakıyoruz. İnşallah biz de görürüz o mutlu günleri. 13 ailenin çocuğu geldi, sanki hepimizin çocukları gelmiş gibi oluyoruz. İnşallah bizim çocuklarımız da gelir. 189 gündür bu çadırdayız, biz gözyaşı akıtıyoruz. Yetmedi mi. Yeter artık, HDP ve PKK bizim yavrularımızı bıraksın. Gelsinler biz de mutlu olalım, çocuklarımızı alıp buradan gidelim. Biz başka bir şey istemiyoruz. Bu çocuklarımızın ne suçu günahı vardı da çıkardılar o dağlara. Biz anlayamıyoruz, hepimiz gözyaşı döküyoruz, ıstırap içindeyiz. Ne olur bizim çocuklarımızı bırakın. Çocuklarımızın suçu günahı yok. Polis ailelerinin, asker ailelerinin çocuklarını da bırakın. Hepimizin gözü yollarda, çocuklarımızı istiyoruz, çocuklarımız için buradayız.”

‘HER GELEN EVLAT BİZİM İÇİN BİR UMUTTUR’

Yaklaşık 6 yıl önce lise 3’üncü sınıf öğrencisiyken PKK’lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için Ağrı’nın Hamur ilçesinden gelerek, 3 Ekim’de oturma eylemine başlayan Süheyla Demir ise direnişlerinin terör örgütünde çözülmeye neden olduğunu belirtti. Dağdaki çocuklara seslenen Demir, ceza ve işkence var diye kandırıldıklarını, oysa ne cezanın ne de işkencenin olduğunu, teslim olanların ailelerine verildiğini söyledi. Demir, “190 gündür buradayız. Terör örgütünde çözülmeler de başladı. Her gelen evlat bizim için bir umuttur. Her teslim olan ‘Acaba bizim mi?’ diye umutla bekliyoruz. İnşallah o günü biz de görürüz. Buradan bütün gençlere sesleniyorum, bak anneleriniz 190 gündür burada sizi bekliyor, lütfen eğer bizi görüyor ve duyuyorsanız size yalvarıyoruz, gelin güvenlik güçlerine teslim olun. Bu çadırda 13 evladımız geldi, siz de gelin. Ceza yok, işkence yok, devlet sizi tutuklamıyor. Sizi kandırıyorlar, ceza var, işkence var diye, ailelerinize zarar veririz diyorlar. Yok öyle bir şey, onlara inanmayın. Biz onlara baş kaldırdık, siz de onlara baş kaldırın ve dönün gelin. Yazık günahtır, sizi o dağlara taşlara mahkum ettiler, gençsiniz, sizin de önünüzde güzel günler olabilir. Gelin sizi burada bekliyoruz. Anneleriniz babalarınız günahtır, yıllardır ardınızda gözyaşı döküyor. Yeter artık diyoruz bu gözyaşları” dedi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here