Ana sayfa TEKNOLOJİ Tarihi karar sonrası ABD ve Rusya örnek gösterildi! ”Türkiye’ye kapsamlı uzay kanunu...

Tarihi karar sonrası ABD ve Rusya örnek gösterildi! ”Türkiye’ye kapsamlı uzay kanunu gerekli”

4
0
Tarihi karar sonrası ABD ve Rusya örnek gösterildi! ''Türkiye'ye kapsamlı uzay kanunu gerekli''
Tarihi karar sonrası ABD ve Rusya örnek gösterildi! ''Türkiye'ye kapsamlı uzay kanunu gerekli''

Hava ve Uzay Hukuku Uzmanı Altınbaş Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı uzay programıyla gündeme gelen uzay hukuku ve ülkelerin uzaydaki hakları konusunda merak edilen soruları yanıtladı. Uzayın devletlerin kara ve karasuları üzerindeki hava sahalarının dışında kalan bir alan olduğunu belirten Gölcüklü, “Kármán çizgisi olarak da bilinen deniz seviyesinin 100 kilometre üzerinde hiçbir devlet, uzay ya da uzaydaki herhangi bir gök cismi üzerinde kural olarak egemenlik iddiasında bulunamaz” dedi.

“UZAY, İNSANLIĞIN ORTAK KEŞİF ALANI”

Uzayın ‘insanlığın ortak keşif alanı’ olarak tanımlanabileceğini belirten Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, bu alandaki devlet faaliyetlerini düzenlemek ve çeşitli uluslararası antlaşmaları yapmakla görevli uluslararası örgütün Birleşmiş Milletler (BM) olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin BM’nin kurucu üyelerinden biri olduğunu ve uzayın barışçıl kullanılmasına yönelik hazırlanan antlaşmalara da taraf olduğunu kaydeden Gölcüklü şu bilgileri verdi: “Birleşmiş Milletler, uzayın barışçıl amaçlarla kullanılmasını ve uzayda gerçekleştirilen faaliyetlerden bütün devletlerin eşitlikçi bir biçimde faydalanmasını sağlamak için çalışmaktadır.”

Uzayda devletlerin çalışmalar yürütmesinin kural olarak serbest olduğunu ifade eden Gölcüklü, “Ancak uzayın barışçıl amaçlarla kullanılması gerekir. BM anlaşmalarında öne çıkan bazı kurallar vardır ve devletlerin bu temel esaslara uymaması, uluslararası hukukta sorumluluğun doğmasına sebebiyet verebilecektir” diye konuştu.

“BÜTÜN İNSANLIĞA TAHSİS OLUNMUŞTUR”

Doç. Dr. İlyas Gölcüklü şu bilgileri verdi:

“Uzay hukukunun en temel düzenlemesi diyebileceğimiz 10 Ekim 1967 tarihli Uzay Antlaşması Madde 1 uyarınca ‘Ay ve diğer gök cisimleri dahil, uzayın keşfi ve kullanılması, iktisadî veya bilimsel kalkınma derecelerine bakılmaksızın, bütün ülkelerin hayır ve menfaatine yürütülmelidir; bu bütün insanlığa tahsis olunmuştur’. Gök cisimleri, ‘bütün devletlerin keşif ve kullanmasına açık olup, gök cisimlerinin bütün bölgelerine serbestçe girilebilir.’ Benzer şekilde uzayda bilimsel araştırmaların yapılması da tüm devletlere serbest olacaktır ve tüm devletlerin bu tür bir araştırmayı kolaylaştırmaya ve teşvike yönelik iş birliği yapmaları gerekmektedir. Uzay Antlaşması madde 2, uzay serbestisini vurgulamakta ve işgal ya da başka bir yolla bir devletin, ay ve diğer gök cisimleri dahil egemenlik gerekçesiyle sahiplenmeyeceğini düzenlemektedir.”

TÜRKİYE’NİN FAALİYETİNE HİÇBİR ENGEL YOK

Madde 6 gereği uzayda faaliyet gösteren devletlerin, bu tür faaliyetleri dolayısıyla uluslararası sorumluluğu da kabul ettiklerini kaydeden Gölcüklü, “Türkiye Cumhuriyeti’nin tümüyle bağımsız şekilde Ay dahil gök cisimlerine ulaşması veya uzayda diğer keşif araştırma faaliyetlerini serbestçe gerçekleştirmesinde, uzay anlaşmalarındaki genel esaslara uymak kaydıyla, herhangi bir engel yoktur” dedi.

KAPSAMLI UZAY KANUNU GEREKLİ

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kurulan Türkiye Uzay Ajansı’nın, uzay hukuku alanındaki varlığımızı güçlendirme anlamında önemli bir adım olduğunu belirten Gölcüklü, “Vurgulamak gerekir ki uzay hukuku, bir zamanlar bebeklik dönemini yaşamış olan havayolu taşımacılığında olduğu gibi, teknolojiye bağlı olarak oldukça hızlı bir biçimde büyüyen ve çok farklı iş birlikleri ile güçlü sermaye gerektiren önemli bir alandır. Bu nedenle Türkiye’nin bu adımlarla yetinmeyerek özellikle ABD’de yapıldığı üzere Ulusal ve Ticari Uzay Programları Kanunu ya da Ticari Uzaya Fırlatma Kanunu gibi kapsamlı bir Uzay Kanunu yapması ve bu düzenleme kapsamında mutlaka özel sektörün de uzay yarışına teşvik edilmesi gereklidir. Söz konusu şirketlerin teknoloji ve uzay araçları üretecek, know-how ve bilimsel birikimleriyle devletimizin uzay hedeflerine katkıda bulunacak şekilde uzay yarışına dahil edilmesi önemlidir” diye konuştu.

UZAY MADENCİLİĞİ, UZAY TURİZMİ, KOLONİLEŞME…

Uzayın, uzay madenciliği, sivil uzay turizmi, kolonileşme, uzay lojistiği vb. faaliyetlerle her geçen gün daha da ticarileşeceğini öngören Gölcüklü şunları söyledi:

“10 Ekim 1967 tarihli Uzay Antlaşması gibi BM düzenlemeleri, iyice ticarileşen uzay hukukunun bu yönü bakımından yetersiz kalacak ve tıpkı uluslararası sivil hava taşımacılığında olduğu gibi uzay hukukunun özel hukuk yönlerine dair uluslararası anlaşmaların yapılması yakın gelecekte zaruri hale gelecektir. Örneğin sivil uzay turizminde sigorta uyuşmazlıkları, taşıyıcı özel şirket-uzay yolcusu uyuşmazlıklarının mevcut BM düzenlemeleri kapsamında çözülmesi beklenemez.”

Doç. Dr. İlyas Gölcüklü, uzay keşfinde önde olan devletlerin gerek özel hukuk gerek kamu hukuku yönü itibarıyla uzay alanında ileride ‘kural koyucu’ olacaklarını da sözlerine ekledi.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here