Ana sayfa SİYASET Akşener: Erdoğan kanunsuz yetkiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti

Akşener: Erdoğan kanunsuz yetkiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti

56
0
Akşener: Erdoğan kanunsuz yetkiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti
Akşener: Erdoğan kanunsuz yetkiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti

Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuşuyor. Konuşmasına Newroz’u kutlayarak başlayan Meral Akşener, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesi ve Merkez Bankası Başkanı’nın değiştirilmesini de sert sözlerle eleştirdi.

Akşener: Erdoğan kanunsuz yetkiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetti

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. İstanbul Sözleşmesi’nin AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla feshedildiğini hatırlatan Akşener, “Erdoğan, millet iradesini hiçe sayan kanunsuz yetkiyle gece yarısı aklına esmiş İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmiş. Bu yetki aşımı milletimiz için hak gaspıdır” dedi.

“Arkadaşlar zorda, oylar eriyor” şeklinde konuşan Akşener, “Erdoğan panik içerisinde kimin gözüne nasıl girerim, nasıl oy devşiririm diye çırpınıyor” ifadelerini kullandı. Akşener, “İstanbul Sözleşmesi’nin hedefi belli. Kadınları, aileyi ve çocukları korumak” ifadelerini kullandı.

‘YANDAŞ GAZETENİN YAZARI MERKEZ BANKASI BAŞKANI OLDU’

Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ı görevden almasını da eleştiren Akşener, “Bu sistemde Erdoğan’ın izni olmadan faiz artırılamaz. Yapılan hatalarda aman Erdoğan’a fatura kesilmesin diye bu ucube sistem çöp öğütür gibi bürokrat öğütüyor” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a desteğiyle bilinen Yeni Şafak gazetesinin, Ağbal görevden alınmadan önce, “Bu operasyonu kim adına çektiniz?” başlıklı haberini hatırlatan Akşener, “Cuma sabahı iktidara yakın bir gazete, faiz artırımına ‘tezgah’ dedi, gece o gazetenin yazarı başkan oldu. Erdoğan ‘Gazete manşetleri bize istikamet veremez’ diyordu. Manşetlerle vuruşa vuruşa geliyordunuz, manşetlere eğile eğile gidiyorsunuz” şeklinde konuştu.

Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Geçtiğimiz cumartesi Nevruz bayramıydı.Baharın gelişini simgeler. Bir kez daha buradan Nevruz’un aziz milletimize mutluluk ve efah getirmesini diliyorum.

Devletin malını deniz yemeyeni keriz gördüklerini biliyorum. Bugün öyle bir noktaya geldiler ki: Kanunmuş, anayasaymış önemsiz bir hale geldi. Kendilerini öyle bir kaptırdılar ki milletin iradesini önemseyen kalmadı. Sadece canları istedi diye diye uluslararası bir anlaşmayı feshedebiliyorlar.

Yarın emekli maaşları ödenmeyecek diye bir cumhurbaşkanlığı kararının verilmeyeceğini bilemezsiniz. Yarın seçme seçilme hakkını iptal ediyoruz diye bir cumhurbaşkanı kararının çıkmayacağını bilemezsiniz. Sayın Erdoğan gittiğin yol yol değil. Bugün kendin için yol açtığın dolambaçlı yollar yarın döner karşına çıkar. Kasosu çıkaran, kaosun parçası olan kaosu yönetemez.

‘KENDİ ELLERİYLE İMZALADIKLARI SÖZLEŞMEYE KARŞI ÇIKIYORLAR’

Kimseyi bulamazsa geçer aynanın karşısına kendiyle icraatleriyle kavga eder. İstanbul Sözleşmesi konusunda olan budur. Şimdi de çıkıp kendi elleriyle imzaladıkları sözleşmeye karşı çıkıyorlar. Bizim de bu tiyatroyu onaylamamızı bekliyor. Madem şüpheleriniz vardı neden adını İstanbul Sözleşmesi koydunuz.

Çıkacaksın devlet yönetmenin zihniyetiyle cevap vereceksin: Niye imzaladın? Haksız oldularla bittilerle bu işlerin içinden çıkamazsın.

Çarpık bir azınlığa şirinlik yapacağım diye şiddet gören, istismar edilen, tacize tecavüze uğrayan, kadınların, çocuklarımızın güvenliği, kutsal aile yapımız kurban ediliyor.

Hiç kimse merak etmesin. İlk seçimlerden sonra bu utancı temizleyeceğiz. Biz değerlerini bir avuca peşkeş çekenlerden değildir. Söz konusu kadınların hayatı, çocukların sağlığı, ailelerin birliğidir. İktidar tecavüzü, ölümleri izlemeye devam etsin. Biz biliyoruz ki İstanbul Sözleşmesi yaşatır.

‘SABAH ATILAN MANŞETLE BAŞKAN DEĞİŞİYOR’

Türkiye’yi yönetenler ne içeride ne dışarıda yatırımcıya güven vermiyor. İşinizle, aşınızla zerre ilgilenmeyen bu iktidar ömrünü tamamlamıştır. Piyasalar için istikrar ve güvenin adresi olması beklenen Merkez Bankası’nı yap-boz tablosuna çevirmelerinin nedeni budur.

Merkez Bankası Başkanı’nı 4,5 ay sonra bir gece yarısı görevden almak ekonomiyi uçuruma sürükleyen bir adımdır. Şuursuz kararlar sonucuda Türkiye yüksek faizin acı reçetesi, yüksek kur ve enflasyonla boğulmaya devam ediyor. 2001 krizinde Türkiye dünyanın en büyük 18’nci ekonomisiyken bugün son sırada tutunmaya çalışıyoruz. Faizler son 4 yılın da zirvesine çıktı. Kendisi faiz düşmanı ama faizi artıran da kendisi.

Cuma sabahı iktidara yakın bir gazete faiz artırımına ‘tezgah’ dedi, aynı gazetenin yazarı yeni başkan oldu. ‘Gazete manşetleriyle bize istikamet veremez’ diyordun, onlar manşet atıyor, sen gereğini yapıyorsun. Nereden nereye. Manşetlerle vuruş vuruşa geliyordunuz, manşetlere eğile eğile gidiyorsunuz. Merkez Bankası Başkanı’nı uyarmak istiyorum, o koltuğa yeni talipler var. Ayasofya İmamı Twitter’dan ayar verip, başkanlığa göz kırptı. Sayın Başkan siz siz olun o koltuğa alışmayın.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here